Yatirimci.gov.tr        

Türkiye ekonomisinin geleceğine ve Türk Sermaye Piyasası’na yatırım yapın...

     Geçtiğimiz haftalarda finans piyasalarında yaşanan dalgalanmalar esnasında özellikle İMKB'de yaşanan ve muhtemelen düzelmesi zaman alacak sert düşüşün, profesyonel yatırım danışmanlığı veya portföy yönetimi hizmetlerinden yararlanamayan orta ve düşük gelir grubundaki bireysel yatırımcılar için önemli bir uzun vadeli alım fırsatı yarattığını düşünüyorum. 

     Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde hisse senetlerine belirli bir plan çerçevesinde yapılan yatırımların uzun vadede her zaman kazandırdığına inanan biri olarak potansiyel yatırımcılara öncelikle bazı uyarılarda bulunmak istiyorum.

1. Biriktirin: Ama az, ama çok, her ay mutlaka belirli bir miktarı geleceğiniz (varsa çocuklarınızın geleceği) için bir kenara ayırın. Biriktirdiğiniz tutarın, sizi rahatsız etmeyecek ve en az on yıl unutabileceğiz bir kısmı ile her ay hisse senetlerine yatırım yapın.

2. Dalgalanmalara hazırlıklı olun: Hisse senedi fiyatları birçok makroekonomik gelişme, sektörel eğilim ve şirkete özgü faktörden etkilenir ve sürekli dalgalanır. İMKB endeksi 2008 krizinin en kötü günlerinde dolar bazında 12,500 seviyesine kadar düşmüştü. Bundan iki yıl sonra, 2010 yılı Kasım ayında 50,000 zirvesini gören endeks, bu yazıyı yazdığım sırada 29,300 seviyesinde bulunuyor.

3. Kısa vadeli tahminlere kulak asmayın: Piyasa "uzman"larının özellikle kısa vadeli piyasa tahminlerine göre asla yatırım yapmayın. Kimse, evet hiç kimse, sürekli olarak piyasalarda ne tür gelişmeler olacağını doğru olarak tahmin edemez. Zaman zaman tutan kısa vadeli tahminlerin çoğu tesadüftür. 

4. Yatırımlarınızı basit bir plan çerçevesinde yapın: Piyasalarda ne olursa olsun, belirlediğiniz miktarı her ayın belirli bir günü yatırıma dönüştürün. Bu plandan asla şaşmayın, tüyo, dedikodu gibi söylentilere kanıp yatırım stratejinizi değiştirmeyin.

5. Hisse senedi seçmeye kalkmayın: Piyasaya göre daha iyi getiri sağlayacak hisse senetlerini seçmek, şirketlerle doğrudan görüşebilen, sektörler ve şirketler hakkındaki sayısız araştırma raporlarına ulaşabilen profesyonel fon yöneticilerinin işidir (ki onların da sürekli olarak doğru seçimler yaptıkları söylenemez). Hisse senedi seçmeyin, yatırımlarınızı düşük maliyetli endeks yatırım fonlarına veya hisse senedi ağırlıklı yatırım fonlarına yapın. Uzun vadede piyasadan sürekli daha iyi getiri sağlayan yatırımcı neredeyse yok gibidir. Endeks getirisini yakalamanız başarılı bir yatırım için yeterli olacaktır.

6. Riski yayın: Eğer piyasalardaki dalgalanmalar sizi tedirgin edecekse, yatırımlarınızı hisse senetleri ve sabit getirili menkul kıymetler veya mevduat arasında bölün. Varant, kaldıraçlı döviz işlemi gibi karmaşık ve aşırı riskli ürünlere yönelmeyin. Bir yatırım aracının nasıl işlediğini anlamıyorsanız, yatırım yapmayın. Asla kredi ile hisse senedi yatırımı yapmayın. Amacınız başkasının parası ile kısa vadede kazanç sağlamak değil, kendi birikiminizi uzun vadeli değerlendirmek olmalıdır. Aksi takdirde elinizdekinden de olabilirsiniz.

Nasıl yatırım yapabilirim?

 

    Yatırım yapmak dışarıdan görüldüğü kadar zor bir şey değildir. Oldukça basit stratejilerle çok olumlu sonuçlar almak herkes için mümkündür. Tabii her şey tasarruf etmekle başlar. Yukarıda da belirttiğim gibi, miktarı ne olursa olsun her ay birikimlerin belli bir kısmını yatırıma yönlendirmek tasarruf disiplinini başlatır ve zaman içinde bileşik faiz etkisi ile tasarruflar hiç beklenmedik seviyelere ulaşabilir. Yeter ki yatırımcı uzun vadeli duruşunu ve planını bozmasın. 

    Zamana yayılarak yapılmış yatırımların bileşik getiri etkisi mucizevi sonuçlar verebilir. Örneğin, yeni doğmuş bir çocuk adına açılacak bir hesaba yapılacak aylık 50-100 TL'lik yatırımların, o çocuk 25 yaşına geldiğinde onun hayata başlamasını sağlayacak bir büyüklüğe ulaşması yüksek bir ihtimaldir.

    Bu büyüklüğe ulaşmak bileşik getiri etkisi ile olur. Yatırımınızı ikiye katlamak için gereken getiri oranı ve yıl sayısını, aşağıda verilen 72 kuralına göre hesaplayabilirsiniz.

Getiri Oranı x Yıl Sayısı = 72

Örneğin yılda ortalama % 9 getiri sağlıyorsanız, yatırımınız her 8 yılda bir ikiye katlanacaktır. Bu, bileşik getirinin gücüdür.

    Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin borsa endekslerinin uzun vadeli grafiklerini inceleyin. (bkz. son sayfa) Bu grafiklere bakan karamsar kişiler, yarı dolu bir bardağın boş tarafını gördükleri gibi endeksteki aşırı dalgalanmaları görecekler ve bu borsaları "riskli" olarak niteleyeceklerdir. Aynı bardağı dolu olarak tanımlayacak pozitif yaklaşımlı biri ise, endeksin kısa vadelerde zigzaglar yapmasına rağmen uzun vadede sürekli yükseldiğini gözlemleyecektir.

    İMKB, geçtiğimiz yıl içinde 25 yaşına basmıştır. Bu 25 yılda sayısız krizler geçirmiş, defalarca büyük düşüşler yaşamış, fakat dönüp dolaşıp tarihi zirveler yapmıştır. En son zirvesini Kasım 2010'da yapmış olan İMKB, gücünü Türkiye ekonomisinin büyümesinden almaktadır. Eğer siz de benim gibi, bu içinde bulunduğumuz krizin Türkiye ekonomisini kalıcı olarak çökertmeyeceğine inanıyorsanız, İMKB'nin önümüzdeki yıllarda Kasım 2010 zirvesini de geçmesini beklemelisiniz.

    Türk şirketlerinin ve bankalarının yöneticileri geçmiş 25 yıl içinde bir çok kriz görmüş, yüksek enflasyon ortamında büyümeyi başarmış ve çok önemli deneyimler edinmişlerdir.  Şirketlerimiz ve bankalarımız bu krizi de atlatacak ve gelişen Türkiye ekonomisi ile birlikte uzun vadeli büyümelerine devam edeceklerdir. 

    Son aylarda yaşadığımız büyük düşüşe rağmen İMKB'nin kuruluşundan bugüne kadar her ay 100 dolarlık endeks yatırımı yapmış olan bir yatırımcının, yatırmış olduğu 30,700 dolara karşılık bugün 111,000 doları olacaktı. Bu da dolar bazında yıllık %5,1 getiriye denk gelmektedir. (Kasım 2010 zirvesinde bu tutar USD 180,000 idi.)

    Yukarıdaki getiri çok yüksek görünmeyebilir ama aynı tutar mevduatta değerlendirilmiş olsaydı, sadece 53,000 dolara ulaşacaktı. Üstelik İMKB'ye yapılan bu yatırımların ilk 20 yılının Türkiye ekonomisinin %100'e yakın enflasyonla mücadele ettiği, ülkenin koalisyonlarla yönetildiği, Asya-Rusya-Körfez krizi gibi global krizleri ve tabii ki bizim 2001 bankacılık krizimizi kapsadığı düşünülürse, bu getirinin hiç de fena olmadığı görülür. Gecelik %10,000 faizin bile görüldüğü bir ortamda İMKB'nin ayakta kalmış olması bile takdire şayandır. Bırakın ayakta kalmayı, 2001 krizinden üç-dört yıl sonra İMKB global yatırımcıların en gözde borsaları arasına girmeyi başarmıştır.  Ben atlatılamayacak kriz yoktur diye düşünenlerdenim.

    Ancak bugün global alanda yaşanan krizin ekonomimizi olumsuz etkileyeceği aşikardır. İMKB de bu beklenti nedeniyle düşmektedir. Düşüşün ne kadar süreceğini ve nerede biteceğini kimse bilemez.  Piyasanın yönüne yönelik tahminler yapmam ama bu krizin bir gün biteceğinden ve o günden itibaren İMKB'nin tekrar yükseliş trendine gireceğinden eminim. Bu durum potansiyel yatırımcılara aylık birikimleri ile kademeli olarak yatırım yaparak hisse senedi piyasasının uzun vadeli getirilerinden yararlanmak için bir fırsat penceresi açmıştır.

    Yatırımcılar doğal olarak "madem piyasa daha düşebilir, neden şimdi alıma başlayalım?" diye sorabilirler. Yukarıda da belirttiğim gibi piyasanın nereye ve ne zamana kadar düşeceğini bilemeyiz. Ancak düşen piyasa, kademe kademe alım yapacak yatırımcılar için en uygun piyasadır. Her ay hisse yatırımı yapmaya başladığınızda portföyünüz belli bir büyüklüğe gelene kadar hisse senetlerinin değer kaybetmesi daha çok işinize gelir. Bence daha önemli olan, endeksin yükseldiği dönemlerde kârda olan portföyü nakde dönme duygusunun önüne geçebilmektir. Genelde satıp daha düşük fiyattan yerine koymak amacıyla yapılan işlemler pek fayda sağlamaz ve yatırımı "kaptırmakla" sonuçlanır. "Kısa vadede piyasayı tahmin etmek mümkün değildir" sözümü unutmayın ve aksini söyleyenlere asla itibar etmeyin.

  Ne yapmamalı?

    Profesyonel portföy yöneticileri yönettikleri fonların getirilerini o fonların kriterleri çerçevesinde maksimize etmek için aşağıdaki üç yöntemi kullanırlar:

  • Varlık dağılımı: Yatırımları nakit, hisse senedi, sabit getirili menkul kıymetler gibi değişik varlık gruplarına yaymak;
  • Piyasa zamanlaması: Piyasalardaki iniş-çıkışları tahmin ederek bu doğrultuda yapılan yatırımları azaltarak veya çoğaltarak portföyün getirisini arttırmak;
  • Hisse senedi seçimi: Endeksin üzerinde getiri sağlayacak hisse senetlerini belirlemeye çalışarak endeksi "yenmeyi" hedeflemek.

    Ancak yukarıda sıraladıklarım asli işi yatırımları yönetmek olan profesyonellerin kullandığı stratejilerdir. Bireysel yatırımcıların bu stratejileri kullanarak diğer yatırımcılardan daha yüksek getiri elde etmeleri mümkün değildir. Geçtiğimiz yıllarda İMKB'nin düşüşlerinden zarar gören tüm yatırımcılar, ya piyasadaki düşüş ve yükselişleri tahmin etmeye, ya da sadece bir kaç hisse senedine yatırım yaparak yüksek getiri elde etmeye çalışmışlar, fakat genelde hüsrana uğramışlardır. Tüm yatırımcıların bilmesi gereken çok önemli bir kural vardır: "Kimse piyasadan daha akıllı değildir."

Ne yapmalı?

    Özetle, yatırımcılara piyasa zamanlaması ve hisse senedi seçimi yapmamalarını ve hisse senetleri için öngördükleri yatırımlarını basit ve düşük maliyetli endeks fonlarına veya hisse senedi ağırlıklı yatırım fonlarına yönlendirmelerini ve aylık alımlarla birikim yapmalarını tavsiye ediyorum. Yatırımcılar bu fonları aracı kurumlarda veya bankalarda hesap açarak alabilirler.  Hisse senedi ağırlıklı bireysel emeklilik fonları da aynı amaca hizmet edebilirler.

    Sermaye Piyasası Kurulu tarafından denetlenen, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'nda varlıkları saklanan ve yatırımcı bazında kaydı tutulan bu fonların zaman içinde değerleri, borsa hareketlerine bağlı olarak inip çıkacaktır ama batmaları, içlerindeki yatırımların yok olması asla söz konusu değildir.

    Yatırımcıları, karmaşık ve riskli enstrümanlara rağbet etmemeleri, tüyolara kulak asmamaları, asla ve asla kredi kullanmamaları konusunda tekrar uyarmak istiyorum. Unutmayın ki, düzenli tasarruf eden ve uzun vadeli yatırım yapan yatırımcı mutlaka kazanır.

Dolar bazında İMKB - 100 endeksi

 mres1