YatirimYapiyorum.gov.tr  
Nisan 2015(1) Nisan 2014(2) Mart 2014(1) Şubat 2014(1) Aralık 2013(4) Kasım 2013(3) Ekim 2013(2) Eylül 2013(1) Mayıs 2013(3) Nisan 2013(5) Mart 2013(1) Şubat 2013(4) Ocak 2013(7) Aralık 2012(10) Kasım 2012(6) Ekim 2012(5) Eylül 2012(5) Ağustos 2012(6) Temmuz 2012(6) Haziran 2012(5) Mayıs 2012(8) Nisan 2012(8) Mart 2012(12) Şubat 2012(9) Ocak 2012(8) Aralık 2011(10) Kasım 2011(2) Ekim 2011(3) Eylül 2011(1) Ağustos 2011(2) Temmuz 2011(1) Haziran 2011(2) Mayıs 2011(3) Nisan 2011(2) Mart 2011(1) Şubat 2011(2) Ocak 2011(1) Aralık 2010(2)

SPK Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş'ın Borsa İstanbul'un Lansman Gecesinde Yaptığı Konuşma

Sayın Başbakan Yardımcım, Değerli konuklar, kıymetli basın mensupları, Borsa İstanbul'un gala gecesi için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Hoş geldiniz diyorum, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Konuklar,

Son 10 yılda Türkiye ekonomisi büyük bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Bu süreç farklı sektörlerde değişik hızlarla devam ediyor. Mali sektörümüzün bankacılık tarafı bu değişim ve dönüşümünü gerçekleştirdi.

Bu süreçte sermaye piyasası tarafında da gelişmeler yaşandı ancak ekonominin diğer alanlarında yaşanan değişim ve dönüşümü biraz geriden izledik. Bu açığımızı kapatmak üzere, geçen yıl Meclisimizden geçen TTK ve yılın son günlerinde yayınlanan SPKanunu ile birlikte sermaye piyasalarımızda yeni yılda hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecini başlattık.

Şirketlerimiz de bu süreçten etkilendi ve son 10 yılda kaynak ihtiyacını büyük ölçüde bankacılık sektöründen karşıladı. Artık şirketlerimize sermaye piyasası kaynaklarına da bakın deme zamanı geldi.

Değerli konuklar,

2008'de finansal kuruluşlarda başlayan küresel kriz safhalar değiştirerek devam ediyor. Krizin çıkışına neden olan sebepler arasında iki tanesi çok önemli. Birincisi karmaşık türev araçlar ve bunların fiyatlamasında yaşanan problemler, ikincisi finansal kurumların, şirketlerin ve devletlerin aşırı borçla finansmana yönelmesi.

Kriz gelişmekte olan ülkeler açısından hem riskler hem de fırsatlar oluşturdu. Krizin yarattığı fırsatı görmek için sınır ötesi sermaye piyasası işlemlerinde yaşanan değişime bakmak yeterli.

Paranın yönü gelişmiş pazarlardan gelişmekte olan pazarlara yöneldi. 2000-2010 yılları arasında gelişmiş ülkelerde finansal varlıklardaki artış oranı % 4 iken bu oran gelişmekte olan ülkelerde %17'ye ulaştı. Bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre bu oran 2020 yılında %35'i aşacak.

Bu gelişme uluslar arası finans merkezlerinde bir kaymayı gösterirken yeni merkezlerin ortaya çıkmasına da fırsat sağlıyor. Ülke olarak bundan yaralanmamız mümkün.

2023 İstanbul Uluslar arası finans merkezi projesibu yeni dünya düzeninde hak ettiğimiz yere ulaşma projesidir.

Bu hedefi İnşallah birlikte gerçekleştireceğiz. Bunun için dünden çok çalışmamız, doğru şeyler yapmamız, bizi rakiplerimizin önüne taşıyacak projeleri üretmemiz gerekiyor.

Şunu açık yüreklilikle söylüyorum. Sektörümüzün hem ihraççı, hem aracılık, hem de yatırımcı tarafında önemli sorunlar var.

Bu tablo bizi ürkütmüyor, tam tersi şevkimizi, heyecanımızı ve cesaretimizi artırıyor. Yeni Kanunumuzdan, 2023 vizyonundan ve hükümetimizin sektörümüze verdiği destekten yararlanıp, sorunlu alanlarımızı fırsata dönüştüreceğimize inanıyorum.

Değerli konuklar,

Biz SPK olarak bu gelişmelerin bir parçası değil öncüsü olmak istiyoruz. Bunun için de 2013 yılını değişim ve dönüşüm, 2014 ve sonrasını da hızlı büyüme dönemiolarak hedefledik. Bunun için de sermaye piyasalarının temel unsurları olan ihraççı, aracı kurum ve yatırımcı profilinden başlayarak sektörün tüm alanlarında değişim ve dönüşümü başlattık.

İlk adımı ihraççı profilinde değişim sağlamak üzere 12 Şubat tarihinde attık. Buradaki hedefimiz; halka açılacak ve açılmış olan şirketlerde şeffaflığı artırmak, yatırımcıları korumak ve aracı kuruluşlarımızın bu sürece katkılarını artırmak.

İkinci olarak, aracılık sektörümüzde bu değişim ve dönüşüm üzerinde çalışıyoruz. Çalışmalarımızın ilk draftını önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacağız. Buradaki hedefimiz, faaliyetleri ile uyumlu yeterli özkaynağa sahip, kurumsal ve teknik alt yapısı yüksek, sektöre katma değer sağlayan, bir aracılık sektörü oluşturmak.

Üçüncü olarak, yatırımcı profilimizde bir değişim ve dönüşüm hedefliyoruz. Bildiğiniz gibi ülkemizde yerli yatırımcı profili %70 oranında bireysel yatırımcılarımızdan oluşuyor. Bugün 10 sene önceki yatırımcı sayısının gerisindeyiz. Kurumsal yatırımcı tabanımızı da BES'i bir tarafa bırakırsak yeterince geliştiremedik. 2002 yılında 20 milyar lira olan yatırım fonlarımız 2013 yılında sadece 30 milyar liraya ulaşabildi. Enflasyonu da dikkate alırsak burada da eksideyiz.

Yatırımcı profilinde hedefimiz kurumsal yatırımcıların ağırlıklı olduğu bir yapıyı oluşturmak.

Bunun ilk örneğini BES düzenlemesi ile yaptık. 13 Mart'ta çıkardığımız BES yönetmeliği ile Türkiye'de faizsiz araçlardan oluşan yatırım fonu kurulmasına imkan sağladık, maliyetleri minimize ettik ve performansları yakından izleyeceğimizi, düşük performanslı fonları başka şirketlere yönettirebileceğimizi ilan ettik.

% 25 kamu katkısı da eklenince üç ayda 360 bin kişi bu sektörle ilk defa tanıştı.

Bunun ikinci ayağı olarak; YATIRIM FONLARI İÇİN ELEKTRONİK BİR PLATFORMoluşturuyoruz. En geç 2014 başında ülkemizdeki tüm yatırım fonları tek bir elektronik platformdan alınıp satılabilecek. Böylece fonlara erişim kolaylaşacak, yatırımcılar fon performansları hakkında karşılaştırmalı bilgi sahibi olacak, rekabet artacak, iyi olanın kazanacağı ve büyüyeceği bir piyasa oluşacak.

Üçüncü ayağı ülkemizde tüm kesimleri kapsayan finansal okuryazarlığı artıracak bir FİNANSAL EĞİTİM SEFERBERLİĞİ'ni İnşallah yakında başlatacağız.

Bu değişim ve dönüşümün önemli bir ayağı da Borsalarımızın yeniden yapılanması. Yarın sabahtan itibaren Borsa İstanbul yeni yapısıyla, yeni pazar ve ürünleri ile sizlerin karşısında olacak. Amacımız tüm spot ve vadeli işlemlerin, emtia ve kıymetli madenlerin tek bir kaynaktan alınıp satılacağı uluslar arası bir pazaroluşturmak.

Değişim ve dönüşüm bununla sınırlı kalmayacak, TAKASBANK, MKK, SUKUK, GAYRİMENKUL SERTİFİKALARI, ALT YAPI GYO, KOLLEKTİF YATIRIM KURULUŞLARI gibi pek çok alanda yeni düzenlemeler bu yıl içinde tamamlanacak.

Bu düzenlemelerle birlikte hem kendi vatandaşlarımızın, hem Türk şirketlerinin hem de KÖRFEZ bölgesi başta olmak üzere uluslar arası yatırımcıların ihtiyaç duyacağı tüm araç ve kurumlar ülkemizde mevcut olacak.

Hedefimiz Singapur, İstanbul, Londra ve New York ekseninde günün 24 saatinde alınıp satılacak ürün, araç ve pazarları oluşturmak.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Borsa İstanbul'un sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.